• BIST 95.651
  • Altın 191,755
  • Dolar 4,6929
  • Euro 5,4578
  • Karaman 27 °C

Değerler Eğitimi Ve Eğitimin Değeri

Hüseyin Mundan

Aralık ayının ortalarında İzmir’in Ödemiş ilçesinde bir lise öğrencisi okul müdürünün canına kıydı. Bu meşhum hadise maalesef hepimizi üzdü. Ne yazık ki eğitim camiası dışından çok tepkide almadı. Bu,  dedemin tabiri ile “nemelazımcılık”  inşallah başka bir yazı konusunu teşkil edecek.  Bu meşhum meseleden yola çıkarak neler gördüğümüzü sizinle paylaşmak istiyorum

Bir eğitimci olarak, son yıllarda ayağımız altındaki muhkem zeminin kaymakta olduğu her daim şahit olmaktayım eskilerin eskimeyen ifadesi ile”Ayn’el yakin.” olarak. O muhkem zemin ki, bin yılların imbiğinden süzülmüş, inançlarımızdan kaynağını alan kültürümüzle yoğrulmuş evrensel ölçekte karşılığı olmayan değerler abideleri  ve abideleşmiş müşahhas misalleri, tarihimizin şan ve şeref levhalarını oluşturuyor iken maalesef günümüz insanında tesirini büyük ölçüde kaybetmiştir. Böyle bir şeyi bir çırpıda söyleyivermek her ne kadar zorumuza gidiyor olsa da, görünen köy kılavuz istemezmiş. Öyle ya; ulusal ölçekte yayın yapan televizyon kanallarının haber programlarında her akşam benzeri arz ı endam etmektedir, bu hadiselerin.  Hatta bu vahim hadiselerin bazılarına şahit olup günlerce tesiri altında kalmaktayız.

Aslında o vahim hadiselerden misaller vermek niyetinde değilim. Hatta nasihatlerde bulunmak niyetinde hiç değilim. Dilimize “Ahlak” adı ile tercüme edilmiş, İbn Hazm’ın eserinde dediği gibi “Nasihatin bazı türleri vardır ki, onları dedikodudan ayırmak oldukça zordur”. Lakin hadiseler karşısında duyduğum derin hüzün, beni sizinle birazcık da hasbıhal etmeye sevk etti beni.

Son yıllarda Milli Eğitim camiamızın söz/yaptırım sahiplerince, Değerler Eğitimi adı altında birtakım mefhumlar verilmeye çalışılsa da kaynağını kadim değerlerimizden almadığı için, moda tabirle talebelerimizce içselleştirilmediği müşahede edilebilmektedir. İlköğretimde harika çocuklar iken ilerleyen kademelerde birer hissiyatsız ,bencil kişiliklere dönüştükleri bizzat eğitimciler tarafından belirtilmektedir.( Yukarıda bahs olunan meşhum  hadise sonrası yazılan bir rapor da “……Kendileri için yapılan fedakârlıkların hiç farkında değiller. Kıymet bilmiyorlar ve vefasızlar. Herkesi kendine hizmet etmek için yaratılmış görüyorlar. İnsanlara verdikleri değer, onların isteklerini yerine getirebildikleri ve ne kadar eğlendirdikleriyle orantılı. Hayatlarında eğlenmeden başka bir amaç olmadığı için artık tek eğlence kaynağına dönmüş telefon ve tabletlerini ellerinden aldığınızda dünyanın sonunun geldiğini zannediyorlar….”(1) İfadeleri benim tespitlerimin doğruluğunu ortaya koymaktadır.

Aslında en mühim mesele bu o naif çocukların nasıl bu hale geldiği ve bu dönüşümün nasıl olduğu hususuna kafa yormak olduğu aşikârdır. Bu mevzuda çalışılmadığını iddia etmek haddime değil. Çalışmaların başlangıç noktası ve dayandırılacağı kaynaklar hususunda tereddütler içerisindeyim. Yukarıda belirttiğim gibi kadim değerler üzerine bina edilmediği, dolayısıyla etkisiz kaldığını düşünüyorum. Tesir alanının dar olduğu eğitimci olarak bizzat yaşayan birisi olarak söyleyebiliyorum. Kadim değerler hususunu izaha lüzum yoktur. Herkes kastedilen manayı anladığını sanırım. Aslında değerler eğitimi denilen ve değer addeden hem ferdi, ardından da cem’iyeti değerli kılacak kaynaktan almalı özünü. Aksi takdirde, hiçbir değer taşımadığı ortadadır.

Ama üzülerek belirtelim ki; her mevzuda olduğu gibi yüzümüzü döndüğümüz batı/batıl değerler silsilesi içerisinden eğitim için değerler devşirmek müspet nihayetler, değil hüzün tabloları koyacaktır hep önümüze unutmayalım.

Yazımı bir eğitimci dostumun anlattığı güzel bir misalle tamamlamak istiyorum: “Sınıfında her zaman öğrencilere ait kalem, silgi türünden eşyalar kaybolmakta imiş.  Kaybolma alelade bir kaybolma olmayıp, hırsızlık şüphesi artmaya başlamış. Alınan bütün tedbirlere rağmen bir türlü önü alınamıyormuş. Dostumun bir gün son derce üzgün bir ses tonu ile şöyle demiş;

-O eşyaları kim alıyorsa kendisini kimsenin görmediğini zannediyor. Oysa Allah (c.c) onu sürekli görmektedir. O arkadaşınız için çok üzülüyorum.

Ders esnasında bir ara, yere dökülen eşya sesleri işitilmiş.” Mesaj yerine ulaşmış. İnşallah kadim mesajlarda hakkıyla tüm sinelere ulaşır da, değerler eğitimine hacet kalmadan, eğitimin değeri güzel misallerle yüzümüzü hep güldürür.

 

 

(1)İzmir Serbest Fırka Gazetesi -http://www.izmirserbestfirka.com/gundem/cinayetin-ardindan-hazirlanan-raporda-sok-detaylar-h19839.html

Bu yazı toplam 716 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Vefat Edenler
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Karaman Habercisi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0338 213 99 92 | 0543 213 99 92