1. HABERLER

  2. YAŞAM

  3. KÜLTÜR SANAT

  4. Kişilik ve Şahsiyet

Kişilik ve Şahsiyet

Cihannüma Derneği tarafından düzenlenen Pazar Sabah Namazı Buluşmalarında Kişilik/Şahsiyet üzerinde duruldu.

A+A-

Cihannüma Derneği tarafından düzenlenen Pazar Sabah namazı Buluşmaları devam ediyor. Aktekke camisinde eda edilen namaz sonrası Hatuniye medresesine geçildi. Şükrü Özdemir Hoca’nın Kur’an-ı Kerim talavetiyle başlayan program KMÜ İslami İlimler Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Nasseruddin Mazharinin Kişilik/Şahsiyet üzerine hadis sohbetiyle devam etti.

‘’Kimlik Değil Kişilik Önemlidir’’

Mazhari sohbetinde; Başka tabir ile aidiyet, soy sop değil şahsiyet önemlidir. Hz. Peygamber (s.a) bir hadisi şerifinde şöyle buyuruyor: “İnsanlar altın ve gümüş madenlerine benzerler. Cahiliyede seçkin olan (şahsiyet ve kişilik sahibi) kimse İslam döneminde de seçkindir…” Bunun en tipik örneği Hz. Ömer’dir. Değerli arkadaşlar! Kişilik evrensel bir kavramdır. Her dil ve her toplumda bunun karşılığı vardır. Ne demek bu? Yani her zaman ve her yerde insani değerlere sahip çıkan bir kesim olmuştur ve olacaktır. Müslüman olmayan toplumlarda da durum böyledir. Mesela Hz. Peygamber’in zamanında buna misal teşkil eden iki meşhur olay cereyan etmiştir. Daha çok varda, biz burada sadece en meşhur olan ikisini zikredeceğiz. Birisi Peygamberlik döneminden önce, birisi de sonra. Peygamberlik döneminden önceki olay Hilful Füdül (Erdemliler İttifakı), can ve mal güvenliğinin sağlanması, güçsüz ve zayıf olanların haklarının korunması, zulmün önlenmesi ve diğer güzel amaçlarla ortaya konulmuş bir ittifak idi. Hz. Peygamber bu ittifak döneminde 20 yaşında idi. Bu güzel anlaşmaya bir tüccar vesile oldu. Zabid kabilesinin Yemen'deki bölgesinden bir tüccar, Sehm kabilesinin ileri gelenlerinden birine değerli mallar satmıştı. Sehm'li adam malları teslim almıştı, fakat kararlaştırılan fiyatı Ödememekte ısrar ediyordu. Dolandırılan tüccar, onu dolandıranın da bildiği gibi Mekkeli değildi ve tüm şehirde ona yardım edebilecek bir velisi veya müttefiki yoktu. Fakat karşısındakinin küstahça kendine güvenişinden de ürkmüyordu. Bu nedenle Ebu Kubays tepesine çıkıp, yüksek sesle ve beliğ bir şekilde tüm Kureyş'i adaleti yerine getirmeye davet etti. Böylece Kureyşi gafletten uyandırdı ve bu anlaşma gerçekleşti. Hz. Peygamber daha sonralarda bile bu güzel ve anlamlı anlaşmaya işaret ederek dermiş ki: “Amcaoğullarımla öyle güzel bir anlaşmaya şahit oldum ki benim için kırmızı develerden daha hayırlıydı” İkincisi ise Mekke’de Müslümanlara karşı uygulanan zalim boykotun yırtılması. Peygamberliğin yedinci senesinde gerçekleşen bu olay gerçekten de delikanlılık misali ve şahsiyet sahibi olan kişilerin gösterdiği en güzel örnektir. Bu boykotu kaldıran ve zalimce anlaşma metnini Kâbe’nin duvarından çekip yırtan kişiler Müslüman değildi. Sadece vicdan ve şahsiyet sahibiydi. Değerli dinleyiciler! Bu meseleye dikkat etmeliyiz. Bir toplum, millet veya coğrafya hakkında yargıda bulunduğumuz zaman oradaki siyasi otoriteyi, faşist bir grubu veya marjinal bir topluluğu örnek göstererek değerlendirmeye çalışırsak hataya düşeriz. Allah (c.c) buyuruyor ki: “bir topluma karşı kininiz sizi adaletli davranmaktan alıkoymasın” Mesela Batı toplumunu Tramp ve haşiyesinin sloganları ve yaptıklarıyla tanıtırsak hata ederiz. Çünkü o toplumda Müslüman veya Müslüman olmayıp ta gece gündüz adaletin egemen olması için çalışan gruplar, sivil toplum kuruluşları vesaire vardır. doğu toplumunu Taliban, Daiş vesaire gibi marjinal gruplar temsil etmedikleri gibi batı toplumunu da Taramp ve ona benzer faşistler temsil etmiyor elbette.’ dedi. Program Rahmetli Erbakan Hoca’nın ruhuna ithafen okunan hatmi şerifin duası ile sona erdi.

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.