1. YAZARLAR

  2. Selman ÇOLAK

  3. Kitap Dostlarımızı Unuttuk mu?
Selman ÇOLAK

Selman ÇOLAK

Yazarın Tüm Yazıları >

Kitap Dostlarımızı Unuttuk mu?

A+A-

Değerli okurlarımız bu yazıda Karamanoğlu Mehmetbey İl Halk Kütüphanesi tarafından kaleme alınan bir makaleyi sizlere aktarıyoruz.
….
Kitap okumak, cehaletin en büyük düşmanıdır. Kitap okuyan bir toplum gerek bilimsel gerekse de duygusal açıdan gelişir. Kitapların tek görevi bizi bilgi yığınları ile dolu makineler yapmak değildir. Onlar bize bilgi verirken, aynı zamanda duygusal anlamda da gelişmemizi sağlar. Empati kurmamızı, insanların herhangi bir söz veya davranış karşısında neler hissedeceklerini anlamamızı, açların, ezilenlerin halinden anlamamızı sağlar. Kitap okumak bilgi dağarcığımızı zenginleştirdiği kadar hafızamızı da güçlendirir. İşleyen demir pas tutmaz atasözü misali işleyen, okuyan bir beyin de tembelleşmez. Ona ne kadar çok bilgi yüklenirse o kadar genişler. Dünyaya at gözlükleri ile bakmamak için çok okumalıyız. Sadece kendi düşüncelerimiz veya inançlarımızı yansıtan kitapları değil, bize zıt kitapları da okumalı, kendimizi geliştirmeliyiz. Okuduğumuz her bilgiyi uygulamak veya her inanışa inanmak zorunda değiliz. Ancak bizim düşüncelerimizi çürütmeye çalışan bir kitap başarılı olursa, demek ki biz yanlış yoldaymışız, doğru yolu bulmuş oluruz. Yok, şayet bizim düşüncelerimiz çürütemezse o düşüncelere daha çok yoğunlaşır ve yine doğru yolda olduğumuzu anlamış oluruz. Kitaplardan ve kitap okumaktan bahsedip de kütüphanelerden bahsetmemek olmaz elbette. Kütüphaneler ki biz insanların bilgi ve medeniyet yuvasıdır. Karanlıktaki bir toplumu aydınlığa çıkaracak, cehaleti yok ederek ilmi getirecek; savaşa son vererek barış ortamı kuracak kutsal yerlerdir. Bir ülkenin gelişmişliği, kütüphane sayısı ile doğru orantılıdır. Kütüphanesi çok olan bir toplumun, kitap okuyan bireyleri de çok olur.
Gerek kütüphanelerden gerekse de kitaplardan mümkün olduğunca çok yararlanmalıyız. Boşta kaldığımız bir anda kendimizi atacağımız ilk yer kütüphaneler olmalıdır.
Hızla küreselleşen dünyamızda, gelişen teknolojiler ve nüfus sayıları, bilgiye olan ihtiyacı her geçen gün daha da arttırmaktadır. Basılı kitaplardan, elektronik kitaplara, CD-DVD formatında hazırlanmış görsel ve işitsel materyallerden, elektronik veri tabanları gibi basılı olmayan kaynaklara kadar elde edilen bilgilerin çeşitliliği nedeniyle bilginin ulaştırılmasında, Halk Kütüphanelerine önemli görevler düşmektedir.
“Muasır medeniyetler seviyesine çıkmak” ülküsüne ulaşmak için görev alan kurumlarımızdan birisi de Kütüphanelerdir. Halk Kütüphanelerimiz; Milli kültür mirasımızı yaşatarak, gelecek nesillere aktarmak suretiyle, sorunlarını bilgi ile çözebilen mutlu, başarılı, dolayısıyla çağdaş bir bilgi toplumu oluşturarak, bölgenin kültürel, sosyal ve teknik kalkınmasına yardımcı olmayı kendisine amaç edinmiştir.
İçinde yaşadığımız 21. yüzyılda sıcak ve soğuk savaştan çok, bilgi savaşı dönemi yaşanmaktadır. Bilgiye ulaşan, bilgiyi kullanan ve üreten toplumlar kültürel, ekonomik, teknolojik, askeri yönden kısacası hayatın tüm alanlarında söz sahibi olmaktadırlar. şüphesiz ki, bu savaşın galibi olabilmek ülkemizin de en doğal hakkı ve hedefidir. Bu hedefe ulaşmanın yolu, gerçek anlamda bilgi toplumu olmaktan geçmektedir. Özlediğimiz ve hedeflediğimiz anlamda bilgi toplumunu meydana getirebilmenin yolu ise eğitime, bilime ve araştırmaya birinci derecede önem vermekten geçmektedir.
Yüce dinimiz İslam'ın ilk emri OKU ile başlamaktadır. İslam Peygamberi Hz. Muhammed (SAV), “İlim müminin yitik malıdır. Onu nerde bulursanız alınız” diyerek bizlere ilim ve bilginin kıymetini göstermektedir.
Türkiye’nin büyümesi ve gelişmesi başta bizlerin ve çocuklarımızın daha çok okumasına bağlıdır.
Okumak, özellikle çocukların kültürel gelişimlerini tamamlamaları ve bilgi çağını yakalamaları için hava gibi, su gibi, yemek gibi günlük hayatlarının bir parçası olmalıdır. Elbette daha çok okuyan daha bilgili olacaktır. Bilgili insanların, az bilgili insanlardan daha başarılı olacağı kesindir.

Erken yaşlardan itibaren kütüphane kullanımı desteklenen çocuklar, büyük oranda ileriki yıllarda da kütüphane kullanıcısı olarak kalacaklardır. Kütüphaneleri kullanma alışkanlığı küçük yaşlarda çocuklara öğretilmelidir. Her çocuğun yerel kütüphaneye alışkın olması ve kütüphane kullanma becerilerine sahip kılınması gerekir. Özellikle günümüzde çocuk kullanıcıların teknolojiye olan ilgi ve merakı düşünüldüğünde, geleceğin kütüphanecileri de, bilgi kaynağından çok bilgiyi sunan hatta bilgiye ulaşılmasında daha etken yollar belirleyen kişi olmak zorundadır.
İlimizde bulunan kütüphanelerin 2017 ve 2018 yıllarına ait kullanıcı ve üye sayılarını karşılaştırdığımızda kütüphanelerden yararlanan okuyucularımızın her yıl giderek arttığını görmekteyiz. İlimizde toplam 6 kütüphanede 2017 yılında 132.140 okuyucumuz yararlanmışken bu rakam %17.7 artışla 2018 yılında 154.834 okuyucuya ulaşmıştır. Yine 2017 yılında kütüphanelerimizde 14.961 üye kayıtlı bulunurken bu rakam 2018 yılsonunda %22.8 artışla 18.378 üye sayısına ulaşmıştır. Bu durum ilimiz ve kütüphanelerimiz açısından son derece sevindiricidir. Kütüphanelerimizde ise şu an mevcut 133.457 kitap bulunmaktadır. Amacımız tüm kütüphanelerimizi daha iyi ve daha güzel yaparak birer yaşam merkezi, bilgi yuvası olmasını sağlamaktır…
Gerek kütüphanelerden gerekse de kitaplardan mümkün olduğunca çok yararlanmalıyız. Boşta kaldığımız bir anda kendimizi atacağımız ilk yer kütüphaneler olmalıdır. Tüm Karaman halkını sıcacık ortamı ve güler yüzlü personeliyle kütüphanelerimize davet ediyoruz.
 

Bu yazı toplam 709 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.