Mobil Dünya Konusunda Ne Kadar Bilinçliyiz!

Ahmet Tayyip AKGÜN

Mobil dünya… Son 10 yılın en çok gelişme gösteren teknoloji dünyası. Hayatımızı her gün biraz daha teknolojik hale getirdi. Diğer teknoloji dalları bile artık çoğunlukla mobil dünya çerçevesinde gelişim göstermeye başladı. Bazı kişiler buna katılmasa da bu böyle. Arabaları yönetecek hale gelmeleri bile buna bir örnektir. Bu dünya ise iki ekosistemi çerçevesindeki telefon, yani akıllı telefonlar ile dönüyor. iOS’in iPhone’u ve Android’in Samsung, Huawei, Xiaomi, LG’si vs. 

Bu dünyada giriş, orta, üst segment bulunmakta. Daha çok üst segment üzerinden bilgiler vermek istiyorum. Yani, Apple’ın iPhone’u, Huawei’nin Mate ve P serileri, Samsung’un S ve Note serileri gibi. Çünkü mobil dünyaya yön veren segment burası. Buradaki amacım şu; hem biraz olsun insanları telefon alırken bilinçlendirmek hem de bazı doğru bilinen yanlışları düzeltmek.
              
Yazılım

* Apple ilk kez 2007’de iPhone 2G ile bu dünyaya giriş yaptı. İlk başlarda iPhone OS olan ve daha sonra 4.sürüm ile iOS adını alan işletim sisteminin avantajını Apple iPhone için her zaman iyi kullandı. Donanım ve yazılımın birbiriyle mükemmel denebilecek uyumunu yıllardır sürdürdü ve sürdürmeye devam ediyor. 

* Android tarafında ise üreticiler senelerdir yazılım ve donanım uyumunu yapmada sıkıntı çekti. Özellikle buna en iyi örnek Samsung’un 2010-2015 arasında kullandığı TouchWiz arayüzü. 2000-2500 TL verilen(o zaman ki üst segmentlere verilen fiyatlar) telefonların arayüzleri çoğu zaman donma, rehbere geç girme vs. gibi sıkıntılar çekiyorlardı. Şimdi ise bu durum baya azaltılmış durumda. 

* Ancak buna rağmen iPhone’un iOS üstünlüğü halen devam etmekte ve kolay kolay yıkılacağa da benzemiyor. Yani, yazılım tarafında kesinlikle iPhone hepsinin çok önünde ve tercihteki en önemli ölçüt bu ise kesinlikle iPhone bir numara.

İşlemci ve RAM 

* Apple bu alanda “A” diye adlandırdığı işlemcisini kullanıyor. Özellikle son çıkardığı cihazlarda TSMC ile birlikte üretip kullanmış olduğu A12 Bionic işlemcisi şov yapıyor. Kasma ve donmanın yok denecek kadar az olması ve çok hızlı olması kullanıcıları memnun edecek düzeyde.

* Huawei ise kendi ürettiği ve “Kirin” adını verdiği işlemcileri kullanmakta. En son olarak telefonlarında kullanmakta olduğu Kirin 980 işlemcisi ise A12 Bionic gibi gayet hızlı ve akıcı bir işlemci.

* Samsung ve Xiaomi’nin kullanmakta olduğu Snapdragon 845 için de söyleyeceklerim aynı.

* İşlemci kısmında insanların zihninde düzeltmek istediği şey şu; sadece çekirdek sayısının önemli olmadığı. Özellikle reklamlarda insanların aklına bununla giriyorlar. Bakıyorum saçma sapan bir telefon, saçma sapan işlemcisi var “8 çekirdekli işlemcisiyle şu akıllı telefon” diyerek insanları aslında para verdiğinde çöpe gidecek telefonları aldırıyorlar. Bunu yapmalarının sebebi ise insanları bu tarz telefon aldırtıp 1-1.5 sene sonra yine değiştirmek zorunda bırakmak. 

* RAM konusunda da insanlar çok yanılmakta. Örnek olarak; iPhone XR’da 3 GB RAM mevcut, dengi diyebileceğimiz Samsung Galaxy S9’da 4 GB RAM mevcut. O zaman S9 daha iyi diye bir kaide yok. Çünkü iOS ekosistemi için 3 GB RAM miktarı yeter ve artar bile. Ancak, Android ekosistemi için 4 GB RAM orta seviyede kalabilir. Çünkü arayüz ile işletim sistemi için yapılan adaptasyonlardan dolayı RAM’e çok yük binebiliyor. Bu yüzden RAM konusunda karşılaştırılacaksa sadece Android telefonlar arasında bir karşılaştırma yapılması daha uygun olacaktır.

Kamera

* Kamera konusunda telefonlardan çektiğimiz fotoğraflar zaten kalitelerini ortaya koyuyor. Özellikle de son çıkan telefonlarda kullanılan yapay zekâ gibi teknolojiler telefonların kamerasın tabiri caizse Nirvana’ya çıkarmış durumda.

* Kamera konusunda en büyük eleştirim iPhone’un ön kamerasına. Yıllar geçmesine rağmen hala dar açılı bir ön kamera var ve rakiplerinin geniş açılı kameralarının gerisinde. Bunun sıkıntısı; eğer elin uzun değilse veya selfie çubuğun yoksa çok insanla selfie yapamayabiliyorsun. 
* Değinmek istediğim nokta şu: Burada çoğu insanın bildiği yanlış bir şey var. Megapiksel yüksek olunca kamera süperdir. KESİNLİKLE YANLIŞ. İnsanlar şunu bilmelidirler ki 12 MP’ye sahip bir kamera 16,25 ve hatta 41 MP’ye sahip bir kameradan daha iyi olabilir. Burada dikkat etmemiz gereken, Megapiksel değerinden daha çok diyafram açıklığı ve kullandığı lens gibi. Alırken lütfen hepimiz asıl bunlara dikkat edelim.     

Güvenlik ve Mağazalar

* Güvenlik konusunda iOS işletim sistemi Andorid’in çok önünde. Çünkü Android açık kaynak kodlu bir işletim sistemi olmasından mütevellit virüs vb. olayların yaşanması daha yüksek. iOS ise açık kaynaklı olmamasından dolayı bu risklerden çok uzakta.

* Mağaza konusunda ise, yine iOS’in App Store’nun önde olduğu bir gerçek. Çünkü gereksiz uygulamalar pek yer verilmiyor ve virüslü, +18 gibi uygulamalar olduğu zaman hemen kaldırılıyor. Böylece hem güvenlik sağlanmış oluyor hem de insanlar erişmek istedikleri uygulamalara daha kolay erişebiliyor.

* Ancak, Google Play Store tarafında ise işler biraz ters durumda. Çünkü çok fazla derecede gereksiz, yani çöp diye adlandırabileceğimiz uygulama bulunmakta ve bunların birçoğu telefonlar için risk taşımakta. Bu yüzden, uygulama mağazası tarafında iPhone’lar Android telefonlara karşı daha avantajlı.

Fiyatlar ve Satışlar 

* Fiyatlar işin en can alıcı noktası. Özellikle ülkemizde üst segmentlerdeki aşırı yüksek fiyatlar bu işin en problemli noktası halinde.

* iPhone fiyatlar konusunda sadece ülkemizde değil, dünyada bir numara. Ülkemizde son çıkardığı modeller içerisinde bile en ucuz model olan iPhone XR 7.399₺ gibi yüksek fiyata satılmakta. O yüzden insanlar iPhone alırken birkaç kez düşünmeliyiz.

* Huawei’nin de üst segment modellerinin fiyatları yüksek seviyelerde. P20 Pro 4.900-5.000₺ bandında ve Mate 20 Pro ise 7.000₺ bandında. Ben açıkçası, eğer bu fiyatlar verilecekse, Huawei için değmeyeceğini düşünüyorum. Çok iyi özelliklere sahip, ancak Apple ve Samsung’a göre geliştirmeleri gereken yerler var ve güncelleme verme hızı ve desteği çok iyi değil.  

* Samsung’un üst seviye serisinde ise, fiyat açısından daha iyimserim. Samsung Galaxy S9 Plus 4.200₺ fiyat bandında bulmak mümkün. Samsung Galaxy Note 9’un ise 5.000-5.200₺ gibi fiyatlara bulmak mümkün. Yani, iPhone ve Huawei’nin fiyatlarına göre daha iyi ve alınabilir seviyede.

* Xiaomi’nin en üst seviye telefonu Xiaomi Mi 8 ise 3.000₺ gibi bir fiyata almak mümkün. Ancak, her zaman Xiaomi’ye karşı bir önyargım bulunmakta ve bu devam edecek gibi. Verdiği hizmetleri yeterli görmemekteyim.

* Satışlar konusunda Samsung son çeyrekte açıklanan rakamlara göre yine 1.sırada. 71.5 milyon cihaz sattı ve akıllı telefon pazarının %20’sine hâkim durumda. 

* Apple ise 41.3 milyon cihaz sattı, ancak Pazar payı %12.1 seviyesinde ve 3.sırada.

* Huawei ise 52 milyon sattı ve Pazar payını %14.60’a çıkararak Apple’ı geçti.

* Tabi bunlar aldatmasın, çünkü Apple sadece 3 model çıkartırken Huawei ve Samsung orta ve alt segmente de yönelerek çok model çıkartıyor ve bu yüzden Pazar payında daha avantajlı durumdalar.
                      
Genel olarak mobil dünyada baktığımızda, her iki işletim sistemindeki telefonlarında kendilerine göre iyi ve kötü yanları bulunmakta. Şu durumda eğer Türkiye’den iPhone almak istiyorsanız biraz bekleyin derim, çünkü Apple CEO’su Tim Cook, ülkemizdeki iPhone fiyatlarında indirime gidileceğini açıkladı. Android’de de şu anda telefon almayı çok doğru bulmuyorum. Çünkü 25 Şubat’ta başlayacak olan Mobil Dünya Kongresi’nde üreticiler yeni amiral gemilerini, yani en üst seviye akıllı telefonlarını tanıtacaklar. Bu yüzden, her iki tarafta da beklemede kalın derim. Temennim bir an önce ülkemizdeki akıllı telefon fiyatlarının düşmesi yönünde.