Halis KARADUMAN
Dünya Ahiret Dengesi
İslam dininde dünya için ahireti, ahiret için de dünyayı terk etmek yoktur. İki kanatlı kuş misali her ikisi için de çalışmak gerekir. Müslüman ne Allah’ın nimetlerini beğenmeyip onlardan kaçınmak, ne de dünya nimetlerini gaye zannederek, Allahtan ve ahiretten gafil olmamalıdır. Geçici dünya için hırs ve servetin esiri olup hareket etmek, yaşantısını dünya nimetlerine tapmak şeklinde bina edip hayat sürmek dinimizce hoş görülmemiştir.
İnsanoğlunun dünyaya gönderiliş gayesi, ekip biçmek, mal mülk kazanmak, servet toplamak değildir. Elbette bunlar da olacaktır, dünyanın ahiretin tarlası olduğunu unutmamak kaydıyla. Belki huzurlu bir dünya hayatı, ahiret yolculuğunun da kolaylaştırıcısı olacaktır. Bu da ancak ahireti dünya hayatına feda etmemek şartıyla olacaktır. Önemli olan Peygamberimizin ‘dünya hayatı sizi aldatmasın’ kaidesini unutmadan kişinin ebedi âleme kendisini hazırlamak olmalıdır.
Şu sürgün âleminde huzurlu yaşamanın yolu, buranın bir ağacın altında kısa bir süre dinlenmek, mola vermek kadar kısa ve asıl mekânın ahiret yurdu olduğunu unutmadan, dünya ve ahiret yaşantısı arasında Allah’ın ve Peygamberimizin razı olacağı bir denge kurmaktır.
Rabbimiz; ’Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.’ buyurmaktadır. Bizlere düşen de bu düsturu unutmadan, "Keşke benim için bir kez daha dünyaya dönüş olsaydı da güzel hareket edenlerden olsaydım” diye pişmanlık duymadan, bu imtihanda yüzümüzün akıyla çıkmaktır. Rabbim bizlere Kendisinin kapısından başkasına el açtırmadan, kimsenin sırtına yük olmadan, kimsenin kalbine dert olmadan, hiçbir nefse ağır gelmeden, mahşer yerine tertemiz varmayı nasıp eylesin inşallah…
Rabbim bizlere, dünya hayatının ancak bir oyun, eğlence bir süs, aranızda bir övünme ve daha çok mal ve evlât sahibi olma isteğinden ibaret olduğunu unutturmasın. Unutturmasın ki, şu üç günlük geçici hayat, belki bir rüya karşılığında ebedi hayatımızı kaybettirmesin. Çünkü Efendimiz dünyayı sevmenin bütün kötülüklerin başı olduğunu, ondan çok az kişinin yüz çevireceğini bildiriyor. Gerçekten de bu yolculuk o kadar da kolay değil, Rabbim şu âlemde bir yolcu gibi yaşayıp, ölümden sonrası için çalışan, ebedi âlemi kazananlardan eylesin.
Rabbimiz Kasas,77 de, “Allah'ın sana verdiğinden ‘O'nun yolunda harcayarak’ âhiret yurdunu iste; ama dünyadan da nasibini unutma. Allah’ın sana ihsan ettiği gibi sen de iyilik et. Yeryüzünde bozgunculuğu arzulama. Şüphesiz ki Allah, bozguncuları ‘sadece kendi çıkarını düşünenleri’sevmez.” buyurarak dünya ahiret dengesini kurmamızı, dünyayı da ihmal etmeden ahireti kazanmamızı tavsiye etmektedir.
Efendimiz, “Allah’ım! Bize dünyada iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi cehennem azabından koru!” buyurarak dünya hayatını özetlemiştir. Rabbim bizleri dünyanın aldatıcı saltanatlarına meylettirmeden, Kendi yolunda, sevdiklerinin yolunda ayağımızı kaydırmadan ahiretini kazananlardan eylesin, İnşallah.
YAZIYA YORUM KAT