Hatice Bilge BİRER

Hatice Bilge BİRER

Nâdân

İnsan bedeni ve yaşamı her daim pamuk ipliğine bağlıdır, deyim yerindeyse. Bizim için ölümün, doğumun, kazanın, mucizenin; bir vakti, zamanı, randevusu, erteleme ihtimali yoktur. Olacaksa olacaktır. Olmayacaksa olmayacaktır. Biz figüran da olsak başrol de olsak bu değişmeyecek. Ama eğer kendi hayatımızda figüransak bu büyük bir hatadır. Sonuçta bizim de üzerimize düşen olacaksa da olmayacaksa da her daim eylemi olumlu tarafa çevirmek: bunun için çaba sarf etmektir.

Her şeyin ani geliştiğini bildiği halde bırakın olumsuzu olumluya dönüştürme çabasını; iyiyi, güzeli gördüğü an bir kötülük fırtınası çıkaran da insandır, çöplüğü gül bahçesine çeviren de… İnsan ruhu, aklı, sevgisi olduğu için insandır ya zaten. Bizi insan yapan yüzümüzdeki o samimi, sıcak gülümsemedir ya hani…Yoksa biz var olan her canlıya insan sıfatı yükleyebilirdik öyle değil mi?

Bir saniye sonrasını bile bilmezken asırlık kalpler kırılıyor, beş dakika nedir ki insan için? Oysa ölümün tarihi olsa her bir salise altın değerinde olurdu değil mi? Bu belirsizliğin bize verdiği o zehirli özgürlük… Her şeyi sonsuz zannediyor olmak… Ne garip, gönül hoşnutluğu varken, tıpkı ruhsuz, soğuk bir heykel olan nemrutluğu tercih etmek…

Hiçbir zaman anlayamayacağım, ruh katılığı… İnsan hissederek var olur. Öyle de olmalı. Çünkü bedenlerimize hapsolmuş bu ruh bir de katılaşırsa yalnızca hayatta kalmışız, yaşamıyoruz demektir. Bu da bir insanın başına gelebilecek en kötü şeydir.

Bizi biz yapan çevremiz, sevdiklerimiz, öğrendiklerimiz, dostlarımız. Bunlar bizi biz yaptığı için en çok onlara saygı duymamız gerekmez mi? Saygı: gönül tahtına oturmuş birini her daim tebessümle karşılayan mütevazı sevgidir. Mütemadiyen yanımızda olan insanların fazlasıyla hakkıdır saygı, onların gönlünü kırmak şöyle dursun, saygıdan ve sevgiden başı eğilmeli ve şükretmelidir. İnsan olmanın gerekliliğidir. Bu bir lütuf gibi gösterilemez.

En büyük darbeyi en yakınlarımızdan yeriz bazen. Hoş bu mesele ufak bir mesafeyle çözülebilse de asıl sorun mesafe koyamamaktır işte… Bu dengeyi ayarlayabilmekle, ayarlayamamak arasında gider gelir, büyürüz. Bu büyüme sancılıdır. Oldukça zorlanırız. Hem kendi kalbimizi korumalı hem de saygı ve sevgimizi… Bir kaybımız veya pişmanlığımız yoksa şanslıyızdır. Hayattayız bunun bir garantisi yok. Her an ya biz ya da bir başkamız kopabilir bu hayattan. Bu yüzden kalp kırmak en büyük cahilliktir. Üzmediğimiz ve üzülmediğimiz başka bir evrende…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

Karaman Habercisi olarak Karaman, Konya, Aksaray, Niğde gibi bölge illerinden haberler yayınlıyoruz. UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Karaman Haber | Konya Haber| Aksaray Haber| Niğde Haber